Skip to content
Küçük Çiftçinin Seyir Defteri

KURTULUŞ / Ocak 2022

KURTULUŞ / Ocak 2022

31 Ekim'de başladığımız zeytin hasatına önceki gün Karagavur zeytinliğimizde yaptığımız ön kurtuluş yemeği ve dün Ayıdikeni zeytinliğimizde yaptığımız kurtuluş şenliği ile nokta koyduk nihayet. 52 iş günü geçirdik hasatta. Sabahları 6:30'da kalkıp akşamları 5 civarında, fabrikaya gittiğim günler daha geç saatte geldim eve. Akşamları koltukta uyuyakaldım, ne bir kitap ne de gazete okuyabildim bu süreçte. Aralarda Twitter'dan takip ettim ülkede ve dünyada olan biteni. Haberler canımı fena halde sıksa da hasata odaklanıp, zeytinleri toplamayı, temiz ve düzgün zeytinyağı üretebilmeyi hedefledim. Ekonominin çarkının dönmesini sağladık yaptığımız üretim ve aldığımız mal ve hizmetlerle, bizim gibi milyonlarca çiftçiyle birlikte.

2017 yılında başladığımız zeytincilik seferimizde her hasat bir öncekinden zorlu geçiyor sanki. Bu yılki hasatımız uzun sürdü, yöremizdeki tüm zeytinciler gibi biz de çalıştıracak tayfa bulamadık. Çiçeklenme dönemindeki fırtınalar ağaçlarımızın verimini düşürmüştü zaten, üstüne tayfasızlıktan zamanında ağaçtan toplayamadık zeytinlerimizi, yere döküldüler. Hasat döneminde yağan yağmurlar uzun aralar verdirdi bize. Zeytin hırsızlarıyla köşe kapmaca oynadık, arada zeytinlerimizi çaldırdık, enflasyon bizi şaşkına çevirdi, uzun süre fiyat belirleyemedik. Traktörümüzde kullandığımız mazotun, zeytinyağı tenekelerinin, üretim sürecimizdeki tüm mal ve hizmetlerin maliyeti sürekli arttı. Corona virüs de hep yanıbaşımızdaydı, hasat sohbetlerinde kimlerin vefat ettiği, kimlerin hastalandığı konuşuldu sürekli. Arabada hep maske kullandık, hasata gidemediğimiz günlerde aşılarımızı olduk.

En büyük şansımız 5-7 kişiden oluşan, küçük ama vefalı ve çalışkan bir hasat ekibimizin olmasıydı. Sağ kolumuz Mustafa ile sol kolumuz Esma çok koşturdu, çok yoruldu. Ekibin en genci, çalışkan Sedef'imizi bebek beklediği için uğurladık aramızdan. Dünyaya gelecek canın heyecanı hepimizi sardı. Onun gidişiyle yaş ortalamamız yukarılara fırlayıverdi, 45-70 yaş arasına yerleştik. Hayat arkadaşının kaybıyla yas döneminde olan da vardı aramızda, yaptığı esprilerle hepimizi neşelendiren de.

Hasatın sonuna doğru yıllarca zeytinliklerimizi, evimizi emanet ettiğimiz, ailemizin kıymetlisi, baba gibi gördüğümüz çok sevgili Ahmet Abimizi kaybettik. Onu da getirecektik yıllarca bakıp kolladığı Ayıdikeni’ne, kısmet olmadı. Sevincimizle, acımızla, kayıplarımız, yorgunluklarımız, hastalıklarımızla, hayata dair her hâlimizle birbirimizi kollayıp gözeterek, sevgiyle, saygıyla, uyum içinde çalıştık tam 52 gün boyunca, sabırla, azimle, gayretle. Herkes birbirinden razıydı sonunda, dün yenisine kısmet diyerek vedalaştık.

Bu yıl anneme bakıcı bulamadığımız için Ferda hasat ekibinde yer alamadı, Ayşe ile birlikte evin döndürülmesi ve annemin bakımıyla ilgilendiler. Ben hasat sürecindeki sevgili yol arkadaşımdan mahrum kaldım ama annemiz pek mutlu oldu😊. Ayşe, zeytinlikteki öğle yemeklerimiz için pişirdiği lezzetli yemekleriyle hasat ekibimizin takdirini kazandı. Ekipte herkes yemek marifetlerini sergilediği ve açık havada yemeği fazla kaçırdığımız için onca çalışmaya rağmen hepimiz birkaç kilo aldık.

Dünkü Kurtuluş şenliğine annemiz de katıldı. Hava izin verdi, onu üşütmeden götürüp getirdik. Hayatında ilk kez babamdan yıllar boyu öykülerini dinlediği Ayıdikeni zeytinliğimize ayak bastı, hasat ekibimizle tanıştı. Anne ve üç kızı ilk kez birarada oldu Ayıdikeni'nde. Sanırım babam da katılmıştır bize bir şekilde, gökyüzünden gülümseyerek izlemiştir amcam ve Ahmet Abi ile birlikte. Annemle evlendikleri yıl Ayıdikeni'nde 1000 tane dikme dikmişler amcamla birlikte. Dikmeleri sulamak için katırlarla, eşeklerle su taşınmış uzun bir süre. Onların ağaç olabilenleri bize emanet şimdi. Bayırları, sınırdaki deresi, ormanıyla, karacaları, şahinleri, tavşanları, sincapları, börtü böceğiyle. Bu yıl da bol bol fotoğraflarını çektim hepsinin, çiçeklerin, mantarların, gökyüzünün de. Doğaya, hayatın akışına hayranlığım derinleşti, insan öyküleri biriktirdim, eskilerin zeytincilik maceralarını dinledim. Onlar sonraki paylaşımların konusu...