Ölmez ağacın yağına doğru ilk yolculuğumuz sona erdi. Topladığımız zeytinleri soğuk sıkım tekniği ile bir kısmını Mavras Zeytinyağı Fabrikası'nda bir kısmını Dell Anotalia Zeytin Atölyesi'nde sıktırıp yağını Damlıca tesislerinde krom tankta dinlendirdikten sonra filtre ederek tenekelere doldurduk.

Onca emekle üç tondan biraz fazla zeytin toplayabildik ve satışa sunmak üzere 550 kilo zeytinyağı üretebildik. Tadı ve nefaseti yerinde; rengi, içimi, kokusu güzel, akışkan, yumuşak. Kendi yiyeceğimiz nitelikte yağ satma hedefimizi tutturduk bu zor yılda. Tadım uzmanı zeytinci dostumun ifadesiyle, bu topraklar Edremit Körfezi’nin mavi sularından aldığı çiyi dünyanın en zengin oksijen kaynağı olan Kaz Dağları’ndan esen rüzgarla harmanlayarak zeytinyağında kendine özgü bir aroma yaratıyor. Bu aromayı örselemeden koruyabilmek için zeytinleri bekletmeden 19-26 derecede sıktırdık. Plastikle temastan kaçınmak için zeytinyağını krom tanka yine krom güğümlerle taşıdık. Posasını süzdükten sonra kağıt filtreden geçirip tenekelere dolumunu yaptık.. 1 litrelik yağın satış bedeli 35 lira, 2’lik teneke 65 lira, 5’lik teneke ise 150 lira. Hepsini satabilsek yaptığımız masrafın onda birini bile karşılayamayacağız ama kendi ürettiğimiz yağın değeri paha biçilmez bizim için. Tenekeler etiketlendi, kargo paketleri hazırlandı. Kış kapıya dayandı ve Ankara’ya dönüş zamanı geldi. Son kargoları da hazırladık. Günde bir kez uğruyor buraya kargo şirketleri. Zahmetli işmiş. Bu zor yılda elimizden gelenin en iyisini üretmeye gayret ettik. Dilerim satın alanlar severek tüketir zeytinyağımızı. Dilerim seneye herşey daha iyi olur, biz de daha çok ve daha güzel zeytinyağı üretiriz.