Skip to content
Küçük Çiftçinin Seyir Defteri

27 Kasım 2018

27 Kasım 2018

Zeytinyağı kağıt filtreden geçirilip tenekelere dolduruldu. Öyle çok şey var ki bu yağın içinde bizden. Umutlarımız, hevesimiz, emeğimiz, terimiz, üşümelerimiz, yorgunluklarımız, hayal kırıklıklarımız, bel ve diz ağrılarımız, ellerimize batan dikenlerin sancıları, gözyaşımız, nasıl daha iyi yaparız derken beynimizin zonklamaları, yağmur sonrası araç sürerken çamurlara saplanmalarımız; yeni tanıştığımız / çocukluktan tanıdığımız, bize yardımcı olan, destekleyen güzel insanların sıcaklığı; işçilerle zeytin toplarken ettiğimiz sohbetler, arada tutturduğumuz türküler, paylaşılan azıklar, dertler, sevinçler; zeytinlerle uğraşırken gözucuyla izlediğimiz ülkede ve dünyada olup bitenin ağırlığı, geleceğin belirsizliği, inadına umudumuz, hayata ve insana güvenimiz... Bir de tabii doğanın bize armağanları; son gün yoluma çıkarak hasatı yüksek moralle bitirmemizi sağlayan karacanın güzel bakışı, elimin içinde yüreği gümbür gümbür atan tavşanın kalp atışları, biz zeytin toplarken tepemizde gezinen şahinin kanat çırpışları, ötücü kuşların şarkıları, kelebeklerin ve uğur böceklerinin güzel renkleri ve mucize çatal zeytinin sevinci, bereketi... Hepsi usul usul süzüldü zeytinyağına doğru.