Bu yılki yolculuğun sonuna geldik. Ankara gözümüzde tütüyor artık. Cumartesi günü yola düşüyoruz inşallah. Ankara bizi karla karşılayacak gibi.
Dün yaklaşık 80 adet koli hazırladık. Ürettiğimiz 2 tonun üzerinde zeytinyağının 800 kilosu sabah Ferda ile yaptığımız son kontrolden sonra kolilerle bugün yola çıktı. Dün göndermeyi planlamıştık ama kargo şirketi ile anlaşmamız ancak yürürlüğe girdi. Aralık başında yeniden fiyat ayarlaması yapmışlar. Bir dahaki seneye kendimize bir Doblo alıp en azından Ankara adreslileri yanımızda getirsek mi diye düşünmeye başladık😊. Küçükkuyu’ya şiddetli yağmur ve dolu yağdı dün. Su, evlerin ve iş yerlerinin kapılarını aştı biraz. Bizim evin kapısı da aldı nasibini. Yağ tenekelerimize zarar gelmemesi için hummalı bir taşıma faaliyeti vardı evde. Tenekeler güvenli bir yere yerleştirildi günün sonunda. Yorgun ama huzurlu geçirdik geceyi. Eee, çiftçi dediğin her an, herşeye hazırlıklı olmalı.


Kolileri hazırlarken yolculuğumuzu destekleyenlere minnettarlığımızı göstermek, teşekkür etmek için küçük de olsa bir hoşluk yapma hedefimizi gerçekleştiremediğimize üzüldük. Çünkü gönül dostların isimlerinin yazıldığı kolilere küçük sürprizler de girsin istiyor. Bu yıl zeytinyağı sabunu yapıp kolilere koymayı planlıyorduk aslında ama olmadı, yetiştiremedik. Biz de 2020 için bereket, sağlık, huzur, iyilik ve güzellik dileklerimizi, sevgimizi, yürekten teşekkürlerimizi koyduk içimizden, zeytinyağlarının yanıbaşına. Belki kolilerinizi açtığınızda dayanışma duygusunun sıcaklığıyla içiniz ısınır, kulağınız çınlar, zeytin ağaçlarının selamını alırsınız. Hepsi bizdendir. Afiyetle...🙏🏼💜