Skip to content
Küçük Çiftçinin Seyir Defteri

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Zeytinyağımız krom tankta dolum sırasını bekliyor hâlâ. Tenekelerimiz ve etiketlerimiz geldi. Yağmur nihayet izin verdi ve günlerdir ara verdiğimiz hasata geri döndük. Hava dondurucu soğuk artık. Küçük ekibimizle ağaçlar arasında dolanırken nefeslerimiz buharlaşıyor. Ekibimizi bir türlü büyütemedik, birkaç toplayıcı daha bulabilsek hızlı ilerleyeceğiz ama yok. Kahveler sabahtan akşama kadar oyun oynayanlarla dolu ama çalışacak insan yok. Bu yıl zeytincilerin ortak sorunuydu tayfa bulamamak. Herkes birbirine tayfa soruyor. Yevmiyeler tavan yaptı. Birçok üretici hasata yeni başlıyor, çoğu da zeytinler fırtına yüzünden yere döküldüğünden toplayamadı bile zeytinini.

Pandemide vaka sayıları artarken ekonomideki çöküş, döviz kuru ve fiyat artışları inanılmaz hâle geldi. Bir kabusun içindeyiz sanki. Ülke hızla uçuruma doğru yuvarlanıyor ve biz ne önümüzü görebiliyoruz ne de sonumuzu. Bu şartlarda üretim yapmaya çalışıyoruz tüm gücümüzle. Zeytinleri önce ağaçtan sonra yerden toplayıp tek bir tanenin boşa gitmemesi gayretindeyiz. Elimizden bu geliyor.

Dünya ve ülke ne denli çılgın bir tempoda, belirsizlikler, felaketler içinde olursa olsun ruhumuzla nefes alabildiğimiz tek yer olan doğanın içindeyken bir güzellik armağan ediliyor yine de. Bugünün güzelliği, Mamık Ağacı ile tanışmamızdı. Yapraksız, çalı içinde, küçük mor toplar. Çakal eriği ya da güvem de deniyor. Tadında hoş bir mayhoşluk var, görünümü masal ağaçlarına benziyor. Bir de güzel zeytin topladık bugün. Hâlâ ağacın üstünde duran zeytinlerden 25 kasa topladık, bereket yanımızdaydı.